FANDOM


Anasayfa - Hürriyet gazetesi haberi -

Hürriyet gazetesi tayyibin bitişi yazı dizisi hazırladı.


http://webarsiv.hurriyet.com.tr/1998/09/24/68222.asp

Tayyip'in bitişi Edit

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 10 aylık mahkumiyet kararı Yargıtay tarafından onaylandı. Erdoğan'ın siyasi yaşamı, bu kararla bitmiş oldu. FP'nin liderleği için adı sık geçen Erdoğan artık muhtar bile seçilemeyecek...

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, FP'li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Siirt'te yaptığı şiirli konuşmasından aldığı 10 aylık mahkûmiyet kararını dün onadı. Erdoğan, TCK'nın 312/2 maddesindeki, ‘‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik’’ suçundan ceza aldığı için siyasi yaşamı noktalandı. Bu kararla Erdoğan, seçilme yeterliliğini kaybetti. Yargıtay'ın Erdoğan'ı, ‘‘siyasetten emekli eden’’ kaderini çizen onama kararını bugün açıklaması bekleniyor.

FP liderliğine oynayan Erdoğan'ın belediye başkanlığı, İçişleri Bakanlığı'nın başvurusu üzerine Danıştay 8. Dairesi tarafından düşürülecek. Siyasetten yasaklı hale gelen Erdoğan, bir daha hiçbir partiye üye olamayacak. Milletvekili, belediye başkanı, muhtar bile seçilemeyecek.

Bu karara karşı Erdoğan'ın sadece ‘‘karar düzeltme’’ isteme yolu var. Erdoğan, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan, ‘‘karar düzeltme’’ isteyebilecek. Tebliğnamesinde Erdoğan'ın cezasının onanması yönünde görüş bildiren Başsavcılığın, talebi kabulü halinde; bu başvuru yine onama kararını veren Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nde görüşülecek. Bu nedenle Erdoğan'ın kurtulması imkansız görünüyor.


4 AY HAPİS YATACAK Edit

Erdoğan, İnfaz Yasası'na göre 4 ay 12 gün hapis yatacak. RP'li Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Şükrü Karatepe örneğinde olduğu gibi Erdoğan hakkında, ‘‘karar düzeltme’’ aşaması da sonuçlanarak, mahkûmiyet kararının kesinleşmesinden sonra tutuklama kararı çıkarılması bekleniyor. Bu durumda, Erdoğan, Karatepe ile aynı kaderi paylaşacak. Aynı suçtan belediye başkanlığı düşecek, siyasetten yasaklı hale gelecek ve cezaevine girerek, 4 ay hapis yatacak.


FP'DEN İHRAÇ Edit

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, FP'ye gş'ndereceği yazıyla Siyasi Partiler Yasası'nın 11'inci maddesi gereğince Erdoğan'ın partiden ihracını isteyecek. Yasanın 11'inci maddesi ‘‘TCK'nın 312'nci maddesinin 2'nci fıkrasından mahkum olanların siyasi partilere ş�ye olmalarını’’ yasaklıyor.


Abdau'ya Erdoğan'ın avukatı Edit

Suudi Arabistanlı milyarder terörist Usame Bin Ladin'in adamı olduğu iddia edilen Mısırlı televizyoncu Rafet Yahya Alazeab Abdau'nun avukatlığını, Recep Tayyip Erdoğan ve kapatılan RP'nin 'Gizli kasası' olduları öne sürülen Süleyman Mercümek ile Beşir Darçın'ın avukatı Faik Işık üstlendi.

Yakalanması için Emniyet tarafından bülten yayımlanan Abdau, arandığını öğrenince Mısır'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na sığınmıştı. Türkiye ile Mısır arasında diplomatik krize neden olan Rafet Yahya Alazeab Abdau hakkında, Mısır Büyükelçiği tarafından İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdür-lüğü'nden bilgi istenirken, üst düzey bir Emniyet yetkilisi olayı, ‘‘Maalesef olay tam bir istihbarat fiyaskosu’’ olarak değerlen-dirmişti.

Halen Bebek'teki Mısır Başkonsolosluğu'nda bulunan Abdau'nun talebi üzerine avukatlığını, İstanbul Barosu'na kayıtlı Avukat Faik Işık üstlendi. Başkonso-losluğa giderek Abdau ile görüştüğünü ve vekaletini aldığını belirten Faik Işık, aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan'ın da avukatlığını yürütüyor.

Avukat Işık, daha önce de kapatılan Refah Partisi'nin 'Gizli Kasası' oldukları iddia edilen Süleyman Mercümek ve Beşir Darçın'ın, Ahmet Özal ile Bülent Şemiler'in 4 milyon Mark rüşvet almakla suçlandığı Aslan Nakliyat'ın Anadolu Bankası tarafından kurtarılması olayına adı karışan ve daha sonra TEM Otoyolu Kurtköy Mevkii'ndeki benzin istasyonunda öldürülen şirket ortağı Mahmut Şahin'in de avukatlığını yaptı. İSTANBUL


Raportör onama istedi Edit

Recep Tayyip Erdoğan'ın temyiz başvurusu, dün sabah 8. Ceza Dairesi'nde ele alındı. Başkan Naci Ünver, Uzel Kızılkılınç, Serpil Çetinkol, Muhittin Mıhçak ve Yusuf Kenan Doğan'dan oluşan 5 kişilik heyet, üç saat süren görüşme sonunda karara vardı. Raportör Mehmet Toprak, Erdoğan'ın ‘‘mahkûmiyet kararının aynen onanması’’ yönünde görüş bildirdi. Tartışmalar sonunda, heyet 1'e karşı 4 oyla temyiz başvurusunu reddederek, cezanın onanmasını kararlaştırdı.


MUHALİF ÜYE Edit

Karara, üyelerden Muhittin Mıhçak muhalif kaldı. Mıhçak, Erdoğan'ın konuşmasının, ‘‘Suça konu olan bölümün değil, bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, şiirin sanığa değil ünlü bir şaire ait olması ve suç kastı bulunmadığını DGM'de açıkça dile getirmesi’’ gerekçeleriyle mahkûmiyet kararının bozulmasını istedi.

Gerekçeli kararda, Erdoğan'ın konuşmasında suç işlediği, halkı ‘‘Laikler ve laik olmayanlar" diye ikiye böldüğünün vurgulanacağı öğrenildi.


Fazilet'in ‘Mükremin Abisi’ Edit

Bir yazar onu, ‘‘Amerikalıların ‘Winner' dediği cinsten. Hani o yalnız kazanmak için ateş edenlerden’’ diye tanımlıyor. Ancak, bugüne kadar hep kazananların tarafından yer alan Recep Tayyip Erdoğan, bu kez yine kazanmak için çıktığı hayatının en büyük avında kaybeden oldu. Yargıtay, Necmettin Erbakan’ın tahtının rakipsiz veliahtı olduğunu herkesin kabul ettiği Erdoğan'ın siyasi yaşamına nokta koydu. Ancak, onu tanıyanlar, Erdoğan'ın bu karar karşısında köşeye çekilmeye yanaşacağına hiç ihtimal vermiyorlar.


KASIMPAŞALI BİTİRİM... Edit

İlk bakışta öne çıkan özelliği ‘külhan’ tavrı. Bu tavrı kendisine, çocukluk ve gençlik döneminin geçtiği İstanbul'un ‘bitirim’ mekanı Kasımpaşa'dan miras. Buna bir de, Karadeniz'in ‘hırçın karakteri’ eklenince, 44 yaşındaki Erdoğan'ın kişilik iklimi ve ruh halinin en önemli ipuçları kendiliğinden ortaya çıkıyor. Rize asıllı Erdoğan ailesinin İstanbul'a göçü, Erdoğan'ın doğumundan önceye dayanıyor. Beyoğlu doğumlu Erdoğan'ın anılarında, Denizyolları'nda şehir hatları kaptanı babasıyla çıktığı seferler ayrı bir yer tutuyor. Erdoğan'ın hayat çizgisinde en önemli rolü, Kasımpaşa Piyalepaşa İlkokulu'ndan sonra gittiği İstanbul imam-hatip lisesi oynadı. 1969'da lideri Erbakan'ın politikaya atıldığı tarihte, henüz 15 yaşında ortaokul son sınıf öğrencisiyken, MSP'nin ‘Akıncılar’ olarak bilinen gençlik koluna girerek politikaya yöneldi.


KURAN OKUYUP AĞLATIRDI Edit

Bu arada da futbola merak sardı. Camialtı, İETT ve Erokspor'da 16 yıl süreyle top koşturdu. Mücadeleci kişiliğinden kaynaklanan müthiş hırsı ve uzun boyu sayesinde attığı kafa şutları en önemli avantajıydı. Öyle ki, bir kaç kez İstanbul Amatör Karması ve İstanbul Gençler Karması'na seçildi.

İmam-hatipten sonra İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne giden Erdoğan, hayatını kazanmak için de genç yaşta iş yaşamına atıldı. Kasımpaşa hattında dolmuş şöförlüğü, et kombinası yöneticiliği yaptı. Yedeksubay olarak yaptığı askerliğinin ardından ise aktif politik yaşamı başladı.

‘Akıncılar’ arasında hızla sivrildi. Zaten çocukluğundan beri hırsı ve hitabet yeteneğiyle arkadaşları arasında hep öne çıkıyor, grup liderliğini kimseye bırakmıyordu.


BAŞDÖNDÜRÜCÜ YÜKSELİŞ Edit

21 yaşında Beyoğlu İlçe Gençlik Kolu Başkanı oldu. Sonra, parti hiyerarşisi içinde de hızla yükseldi ve bir yıl sonra MSP İstanbul İl Gençlik Kolu Başkanı oldu. Bu görev, 12 Eylül müdahalesine kadar devam etti. Asıl yükselişi ise MSP'nin yerine kurulan RP'de gerçekleşti. 1984'te Beyoğlu İlçe Başkanı, bir yıl sonra da İl Başkanı oldu. İki yıl sonra partinin en önemli karar organı MKYK'ya girdi. Milletvekili olma hayalleri ‘tercih’ nedeniyle suya düşen Erdoğan, 27 Mart 1994'te herkesi şaşırtarak İstanbul'a Büyükşehir Belediye Başkanı oldu.

Onunla ilgili son sözü, yakın bir arkadaşı söyledi: ‘‘O da bizim Mükremin Abimizdi...’’


Bembeyaz kesildi Edit

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yargıtay'ın hakkındaki kararı onayladığı haberini, Hürriyet Muhabiri Kemal Diyarbekir'den öğrendi.

İtfaiye Haftası nedeniyle, İtfaiye Müzesi'nde düzenlenen törene katılan Erdoğan, onur defterini imzaladıktan sonra, Diyarbekir'in, ‘‘Geçmiş olsun’’ demesi üzerine, bembeyaz kesildi. Yargıtay'ın hakkındaki kararı onayladığını öğrenen ve büyük şaşkınlık yaşayan Erdoğan, ‘‘Sizden duyuyorum, bana geçmiş bir şey yok’’ dedi. Üzüntüsünü belli etmemeye çalışan Tayyip Erdoğan, daha sonra itfaiye binasından ayrılarak, Büyükşehir Belediyesi'nde kurmaylarını topladı.


Mahkum ettiren konuşma Edit

Recep Tayyip Erdoğan'ın 6 Aralık 1997 tarihinde Siirt'te yaptığı konuşmanın, mahkum olmasına yol açan bölümü şöyle:

‘‘Türkiye'de düşünce özgürlüğü yok ve ırk ayrımı yapılıyor. Referansımız İslamiyet. Bizi hiçbir zaman sindiremezler. Batı insanının bile inanç hürriyeti var. Türkiye'de neden buna saygı gösterilmiyor? Minareler süngü, kubbeler miğfer, camiler kışlamız, müminler asker. Okunan ezanı kimse susturamayacak. Türkiye'deki ırk ayrımına kesinlikle son vereceğiz. Çünkü Refah Partisi diğer partilerle zıt fikirde. Bizi hiçbir zaman sindiremezler. Gökler, yerler açılsa, üzerimize tufanlar, yanardağlar saçılsa yolumuzdan dönmeyiz. Benim referansım islamiyettir. Bunu yerine getiremiyorsam, yaşamanın ne anlamı var. Batı insanının bile inanç hürriyeti var. Avrupa'da ibadete, başörtüsüne saygı duyuluyor. Ama, Türkiye'de engelleme getiriliyor. Türkiye'de neden buna saygı gösterilmiyor. Okunan ezanı kimse susturamayacak. Çünkü, ezanın sustuğu yerde insanların huzuru olmaz. Kürt, Arap, Çerkez ayrımı yapılamaz. Çünkü bütün insanların birleştiği çatı İslam'dır. Türkiye'deki ırk ayrımına kesinlikle son vereceğiz. Bunu bu hale getirenler utansın.’’


Gökçek'ten Mandela benzetmesi Edit

Erdoğan'ın mahkumiyetinin onaylandığını öğrenerek, saat 14.00'te belediye önünde toplanmaya başlanan kadınlı erkekli grup, sık sık slogan atarak seslerini Erdoğan'a duyurmaya çalıştılar. Kalabalık, ‘‘İstanbul seninle gurur duyuyor’’, ‘‘Hükümet istifa’’, ‘‘Başkan nerede, biz oradayız’’, ‘‘Zalimler hesap verecek’’ sloganları attı. Basın mensupları yuhalanarak, ‘‘Şerefsiz medya’’ sloganları atıldı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de belediyeye gelerek Recep Tayyip Erdoğan'la görüştü. Kapıda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Gökçek, Erdoğan'ı Güney Afrikalı lider Mandela'ya benzetti. Gökçek, Erdoğan'ın Mandela gibi yıllar sonra tekrar siyasi hayata döneceğini söyledi.

Bu arada kurmaylarıyla makam odasına kapanan Tayyip Erdoğan, basına açıklama yapmaktan vazgeçerken, Erdoğan'ın bugün saat 11.30'da basın toplantısı yapacağı duyuruldu.


http://webarsiv.hurriyet.com.tr/1998/09/25/68378.asp

Burada bitmez Edit

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan, hakkındaki 10 aylık mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından onanmasının ardından dün Belediye Sarayı Tören Salonu'nda basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, FP Genel Başkanı Recai Kutan ve FP Başkanlık Divanı üyelerinin de katıldığı toplantıda şunları söyledi:

VARSIN TAYYİP MAHKÛM OLSUN Edit

Karar yalnızca ülkemizin hukuk anlayışını değil, bütün bir milletin adalete inancının üzerine gölge düşürdü. Yine de ben umutluyum. Çünkü milletim mahzun olmadığı sürece ben mahzun olmam. Varsın Tayyip Erdoğan mahkûm olsun. Yeter ki bu aziz millet hiç bir zaman mahkûm ve mahzun olmasın. Duygularımı paylaşanlara teşekkür ediyorum ve tekrar ediyorum: İşte ben buradayım. Sevgili yurdumun ve dünya kamuoyunun gözleri önündeyim ve müsterihim. Siz de müsterih olunuz. Bu şarkı burada bitmez. Çünkü biz bir maraton koşucusuyuz ve biz bu aziz milletin kara sevdalılarıyız. Hepinizi saygıyla selamlıyorum ve diyorum ki Allah'ın dediği olur ve sizi Allah'a emanet ediyorum.

HUKUK ADINA TRAJEDİ Edit

Bir şiir okuduğum için mahkûmiyet kararı almış bulunuyorum. Öncelikle bu kararın hukuk tarihimiz adına bir trajedi, bir utanç sayfası olduğunu belirtmek isterim. Mafyalaşmanın, çeteleşmenin, kokuşmuşluğun dibe vurduğu bir ortamda, benim yolsuzluktan değil, cinayetten değil, kul hakkı yemekten değil, sadece ve sadece okuduğum bir şiir nedeniyle ceza almam beni değil, sadece bu ülkenin hukuk anlayışını küçültür.

YARGIYA GÖLGE DÜŞTÜ Edit

Bu ceza milyonların bana olan güvenini değil, adalete olan güvenini sarsmıştır. Yargının üzerine siyaset gölgesi düşüp, siyasallaşmaya başladığının endişesini uzun zamandan beri kapatılan partilerden, içeri tıkılan düşünce ve siyaset adamlarından, aydınlardan, gazetecilerden biliyorduk. Ama bir taraftan da yüreğimizin bir köşesinde adaletin eninde sonunda tecelli edeceği, hukukun yalnızca adalet ilkelerine göre işleyeceği ve bu karanlık döneme ait olumsuzlukları geride bırakacığımız günlere de içten içe inanıyorduk. Fakat, bu son karardan sonra görüyoruz ki adli yılın açılışında bizzat Sayın Yargıtay Başkanı'nın ifade ettiği gibi, yargı gerçekten bağımsız değil.

ÇOCUKLARINIZA İZAH EDEMEZSİNİZ Edit

Siyasi rakiplerimiz, kendilerini iyi bilen güç ve çıkar odakları, seçim sandıklarında karşımızda duramayacaklarını, önümüzü kesemeyeceklerini iyiden iyiye anlamış olmalılar ki böyle bir yola başvurdular. Bu yanlış bir yoldur. Çünkü, adalet gün gelecek, yargıyı siyasallaştıranlara da lazım olacaktır. Bu kararı düşünce özgürlüğü kapsamındaki diğer yanlış kararları, kendi çocuklarınıza izah edemezsiniz. Yaşadığımız dünyaya izah edemezsiniz. Çünkü, her hangi bir zamanda, her hangi bir kimseye yapılan adaletsizliği, şimdiye kadar hiçbir hukuk anlayışı, hiçbir yönetim, hiçbir güç odağı meşrulaştıramamıştır.

UĞRAŞTIĞIMIZ KONULARA BAK Edit

Bakınız bu ülkenin hukuk siyaset ve demokrasi tarihindeki Yassıada faciasını görünüz. Aradan 40 yıl geçmiş, dünya değişmiş ama bizim ülkemizin insan hakları ve demokrasi arayışında geldiği noktaya bakınız. 2000'li yıllara gireceğiz. Uğraştığımız konulara bakınız. Şiiri suçluyoruz, düşünceyi dışlıyoruz, özgürlükleri askıya alıyoruz. Sonra da dünya insan hakları konusunda, düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda bizi neden beğenmiyor diye şikâyet ediyoruz. Bu yasaklarla nereye kadar gidebilirsiniz? Hangi gerçeği yasaklarla örtebilirsiniz?

KESİNLİKLE SUÇSUZUM Edit

Ben bu şiiri okumakla, herhangi bir hata yaptığımı düşünmüyor ve kesinlikle suçsuz olduğuma inanıyorum. Ben o konuşmamda, milli birliğe, sosyal barışa ve ülkenin bölünmez bütünlüğüne çağrıda bulundum. Benim için değerli olan aziz milletimin vicdanının sesidir. Siyasetteki yerimi de aziz milletim tayin edecektir.

YENİ BİR BAŞLANGIÇ Edit

Bu nedenle hakkımda verilen bu haksız karar demokrasi mücadelemiz için yeni bir milattır. Yeni bir başlangıçtır. Kutlu olsun. Tayyip Erdoğan, bölücülük mü yapmış, tahrik mi etmiş, yoksa sadece ve sadece bu millete hizmet mi etmiş?

YILMAYACAĞIZ, GÜÇLENECEĞİZ Edit

Ülkemde düşünen konuşan, hizmet eden herkese çok çektirildi. Şimdi bize de çektirmek istiyorlar. Biz çekmeyeceğiz, yılmayacağız ve daha güçlü çıkacağız. Bu mahkûmiyet kararının onaylanmasıyla herşey burada noktalanmış olmadı. Bu can bu tende oldukça, haksızlık karşısında susmayacak ve evrensel hukuk kuralları çerçevesinde milletimin hukukunu savunmaya devam edeceğiz.


Kutan: İkinci Tayyip daha çok oy alır Edit

Basın toplantısında ilk konuşmayı yapan FP Genel Başkanı Recai Kutan, Erdoğan'ın mahkûmiyetini, ‘‘Bir siyasi kazaya uğradı’’ diye yorumladı. Bu kararla Başkan Erdoğan'ın yerel seçimlerde aday olamayacağını hatırlatan Recai Kutan, ancak onun yerine FP tarafından aday gösterilecek, ikinci Tayyip Erdoğan'ın çok daha fazla oy alacağını ileri sürdü.


Miting gibi Edit

Belediye önünde ve yan caddelerde toplanan yaklaşık 30 bin kişi dün Tayyip Erdoğan'a destek verdi. Dışarıya yerleştirilen 3 dev ekrandan canlı olarak yayınlanan basın toplantısını izleyen protestoculardan bazıları ellerindeki pankartlarla serin havaya aldırış etmeden belediyenin havuzuna girdiler. Siyasi hayatı biten Tayyip Erdoğan dün belediye binasında düzenlediği basın toplantısında duygusaldı. Çok üzgün olduğu gözlenen Erdoğan'ı dışardaki kalabalığın attığı destek sloganları da teselli edemedi.


Basın toplantısından notlar Edit

Şiir, slogan oldu Edit

Basın toplantısı yerli ve yabancı 200'e yakın basın mensubu tarafından izlendi. Çok sayıda kameraman salonu dolduran kalabalığın arasından güçlükle görüntü almaya çalıştı.

Dışarıdaki kalabalık, ‘Mücahit Erdoğan’, ‘Vur vur inlesin, Ankara dinlesin’, ‘Öl de ölelim, vur de vuralım’, ‘şerefsiz medya’, 'Çankaya'nın şişmanı, İslam düşmanı', ‘Başkan nerede, biz oradayız’, ‘ Türkiye seninle gurur duyuyor’, ‘Hükümet istifa’, ‘İsrail, Mesut’la gurur duyuyor', ‘Başkan burada, çeteler nerede’, ‘‘İnadına hepimiz birer Tayyibiz', ‘Tayyipler burada, şerefsizler nerede' sloganları attı, daha sonra tekbir getirdi.

Hep birlikte İstiklal Marşı da söyleyen kalabalık, bir ara da ‘Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yarmurda, şimdi sıra geldiği başbakanlığa' şarkısını söyledi. Ayrıca hep bir ağızdan, ‘Camiler kışlamız minareler süngümüz' diye bağırıldı.

Erdoğan, toplantı boyunca soğukkanlı görünmesine rağmen, konuşmasının bazı yerlerinde duygusallaştı. Suçsuzluğunu öne sürdüğü yerlerde ise sesini aşırı yükseltmesi dikkat çekti.

Erdoğan'ın duygusallaştığı anlarda FP Genel İdare Kurulu üyelerinden Oya Akgönenç ile bazı belediye görevlilerinin sessizce ağladıkları görüldü. GİK üyesi Nazlı Ilıcak da Erdoğan konuşurken sürekli olarak alkışladı, salondakilerin slogan atmalarına da tempo tutarak eşlik etti.

Yabancı basın mensuplarının da ilgi gösterdiği toplantıda, Erdoğan ceza almasına neden olan şiirden söz edince, kalabalık ‘‘Bir daha bir daha' diye bağırdı. Ancak Erdoğan bu isteğe uymadı.

Basın toplantısını Amerika'nın İstanbul Başkonsolosluğu'ndan da üç kişi izleyerek, notlar aldı.

ANAP: Mahkumiyetten hüzün duyduk

ANAP Genel Başkan Yardımcısı Agah Oktay Güner, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mahkumiyetinden hüzün duyduklarını söyledi. Güner, dün toplanan Genişletilmiş Başkanlık Divanı'ndan sonra düzenlediği basın toplantısında, Erdoğan'a ilişkin karar hakkında görüşlerinin sorulması üzerine şunları söyledi: ‘‘Tayyip Erdoğan'ın mahkumiyetinden, her siyaset adamının mahkumiyetinden duyduğumuz hüznü duyduk. Ancak Türkiye bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde siyasiler de, diğer bütün vatandaşlar gibi mevcut kanunlara uymak zorundadırlar. Türkiye'de düşünceyi suç olmaktan çıkarmak ANAP'ın temel felsefesidir. ’’


Avrupa: Utanç verici Edit

İstanbul Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan'ın cezasının Yargıtay tarafından onaylanması, Avrupa'da büyük tepkiyle karşılandı. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin 30'ya yakın üyesi bu konuda yazılı bir deklarasyon yayınlayarak Yargıtay kararını kınadılar. Konu AKPM'nin Siyasi ve Hukuk Komisyonlarında da ele alındı. AKPM'nin İzleme Komitesi de dünkü toplantısının büyük bir bölümünü bu konuya ayırdı. Türkiye'yi iki hafta önce ziyaret eden ve AKPM'ye sunacakları Türkiye raporu ile ilgili bilgi veren Macar Andras Barsony ve Avusturyalı Walter Schwimmer de Erdoğan'ın düşünce ve ifadeleri nedeniyle mahkum olduğunu belirterek, bu kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ilgili maddelerine aykırı olduğunu belirttiler. Avrupa Parlamentosu da Erdoğan kararına tepki gösterdi. Parlamentoya Türkiye ile ilgili Kasım ayında bir rapor sunacak olan Avusturyalı Johannes Swoboda yayınladığı bir deklarasyonda kararı, 'Türkiye gibi AB üyeliğine aday olan bir ülke için utanç verici' olarak niteledi.


GÜL: İKİNCİ MENDERES VAKASI Edit

FP Milletvekili Abdullah Gül de Avrupa Konseyi'nde düzenlediği bir basın toplantısında, 'Bu karar vicdanlarda kapatılamaz bir yara açmıştır' dedi. Gül kararı 'İkinci Menderes vakası' olarak niteledi. Çeşitli çevrelerin kendilerini hukuk ve demokrasi mücadelesinin dışına çekmek istediklerini belirten Gül, 'Bu oyuna gelmeyeceğiz' dedi.

Basına saldırı

Tayyip Erdoğan basın toplantısının ardından Recai Kutan'la birlikte balkona çıkarak kalabalığı selamladı. Erdoğan'la birlikte balkona çıkan basın mensuplarına, aşağıdaki kalabalık tarafından bozuk para ve çakmak atıldı. Aşağıdakilerin bu tepkilerine balkondaki bir grup da katılınca gazeteciler tartaklandı. Yeni Yüzyıl Gazetesi muhabirleri Ahmet Dumanlı ve Adnan Gül en çok tartaklanan kişiler oldular. Belediye önünde toplanan kalabalıktan yoğun tepki gören medya mensupları, bina içine girerek görevlerini sürdürmeye çalıştılar. Balkona çıkıp görüntü olmaya çalışan kameramanlar ve foto muhabirleri de meydandaki kalabalığın hakaretlerine ve bozuk para yağmuruna hedef oldular. FP Milletvekili Mukadder Başeğmez, balkona çıkarak, bu çirkin görüntüyü engellemeye çalıştı. Atılan bozuk paralardan biri de Başeymez'in kaşının üzerine geldi. Başeymez bunun üzerine balkondaki medya mensuplarını bina içine çekerek, güvenlik altına aldı. Toplantı sonrasında belediye binasından ayrılmak isteyen medya mensupları, kalabalığın saldırısına uğradılar. İçeriye girmek zorunda kalan medya mensupları, güvenlik güçlerinin yardımıyla binadan ayrıldılar.

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Also on FANDOM

Random Wiki